4 Eylül 2012 Salı

YEREL VE KENTSEL POLİTİKALAR 2. BASKI

 
 
 
 
SUNUŞ
Yerel ve Kentsel Politikalar, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi disiplinlerinin ortak ilgi alanları çerçevesine oturan bir düzine kadar bağımsız çalışmadan oluşuyor. Küreselleşmenin giderek artan etkileri, yerel toplulukların katılım özlemlerinin demokrasi için taşıdığı önem ve Avrupa kurumlarıyla olan ilişkilerimizdeki gelişmeler, yerel yönetimleri, yukarıda sözü edilen disiplinler içinde marjinal bir konumda olmaktan hızla çıkarmış olan etmenlerdir.
Günümüzde, yerel ve kentsel politikalar, bütün dünyada, hem kuramsal açıdan, hem de uygulama yönünden büyük bir sıçrama döneminin içinde olan bilim ve araştırma dallarıdır.Bütün dünya üniversitelerinde, bu konuların okutulduğu kürsülerin, araştırma enstitülerinin sayısı giderek artıyor. Üniversitelerimizde, yakın bir geçmişte, Kamu Yönetiminin geleneksel konuları olan personel, denetim, eşgüdüm, kaynak, işbirliği gibi konular, Siyaset Biliminde ise, siyasal kuramlar, siyasal davranış, siyasal partiler, kamuoyu, secimler ve devlet sistemleri gibi konular prestij değeri taşıyan tez, inceleme, araştırma, yayın ve öğretim konularıyken; bir süredir, bu klasik konulara, yerel ve kentsel politikaların yeni bir dal olarak eklendiği görülmektedir. Bu değişmeyi Türkiye açısından anlamlı kılan etmenlerden biri, birer siyaset laboratuarı olan kentlerin ve kentlere yönelik politikaların, çok partili siyasal yaşama geçtikten sonra, siyasal yaşamımızın önemli gündem maddelerinden biri durumuna gelmiş olmasıdır. Bugün TBMM'de görev yapan 550 milletvekilinden, geçmişte, belediye başkanlığı, valilik, belediye ve il genel meclisi üyeliği yapmış olanların sayısı 100'e yakındır.

Bugün, ülkede var olan 170 kadar üniversiteden dörtte birinde, yerel ve kentsel yönetimler ve politikalarla ilgili kuramsal ve uygulamalı konular, oldukça genç bir araştırıcı ve öğretici kadronun öncülüğünde, tez, araştırma, inceleme, yayın ve ders konusu yapılmaktadır. İste, bunlardan bir bölümünü, bu kitaba katkıda bulunan öğretim üyeleri oluşturuyor. Yerel yönetimlerle ilgili, en can alıcı yönetsel, siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel konuların işlendiği bu yapıtın, öğrenciler, araştırmacılar, öğretim üyeleri ve kent yöneticileri için değerli bir kaynak işlevi göreceğine hiç kuşkum yok.Bu kitabin bugünlerde yayımlanmasını önemli kılan nedenlerden biri de; genel olarak kamu yönetiminde, özel olarak ise, yerel yönetimlerde bir yeniden düzenleme çalışmasının ülkenin gündeminde olmasıdır. Gerçekten, ikincisi, 1960'larin başından beri gündemden hiç düşmemiştir. Bu 'bitmeyen senfoni" ye içtenlikle sahip çıkmak isteyenler kadar, ona içtenlikle karşı durmakta direnenler de var. Bu nedenle, konuların bilimsel, yansız ve soğukkanlı olarak, abartılı siyasal parti söylemlerinden uzak olarak, değerlendirilmesi, yeniden düzenleme çalışmalarını yürütenleri yanlış yapmaktan alıkoyar.En azından, yerel yönetimleri güçlendirmeyi, devleti zayıflatan, ulusal birlik ve bütünlüğü tehdit eden ve hatta devletin üniter (tekci) niteliğini değiştirmeyi amaçlayan 'kökü dışarıda" bir çaba olarak görmeyi yeğleyen yeni Jakoben'lerin haklı olmadıkları gerçeğine ışık tutar. Yerinden yönetimi, demokrasiye dost değil, düşman sayan anlayışların geçersizliğini kanıtlamaya yardımcı olur.
Bu türlü araştırma ve yayın çalışmalarına destek sağlamanın bir görev olduğu kanısındayım. Çoğunu öğrenciliklerinden beri tanıdığım, kitabın bütün yazarlarını, başta değerli öğrencilerim Prof. Dr. Akif Cukurcayır ve Doç. Dr. Ayşe Tekel olmak üzere, bu çabalarından ötürü kutluyorum. Başarılarının sürekli olmasını diliyorum.
PROF. DR. RUŞEN KELEŞ

26 Haziran 2012 Salı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ KİLİSTRA’NIN TANITIMINDA ETKİN BİR ROL OYNUYOR

Konya, birçok uygarlığın yaşadığı ve izler bıraktığı bir kent olmasına karşın kendini tanıtmada büyük sıkıntılar yaşıyor.

Yıllarca herkesin dilinde “Konya demek Mevlana demek…” şeklinde bir söylem vardı ve hala var… Elbette Konya Mevlana’yla özdeşleşiyor ve bütün dünyada böyle tanınıyor…

Tamam ama ne yazık ki, Mevlana dahil Konya’nın değerleri yeterince tanıtılmıyor.

Örneğin, bırakın Konya’nın diğer değerlerini ve zenginliklerini, Mevlana bile son on yıldır Konya’da “belirli bir ilgi düzeyi”ne kavuşabildi… Mevlana törenleri daha yeni stadyumlardan, basket sahalarından kültür merkezlerine taşınabildi.

Daha şimdilerde, imar faaliyetleriyle Mevlana türbesi ve çevresinin görünürlüğü ve estetiği parlatılmaya çalışılıyor…

Durum bu olunca ve özellikle yerel yönetimler bu konuda fazlasıyla yetersiz kalınca, elbette Konya’nın sahip olduğu diğer değerlerin yeterince ilgi görmesini beklemek çok da mantıklı görünmüyor.

***

Meram Kaymakamlığı tarafından yürütülen “Geçmişin Kültüründen Geleceğin Turizmine Kilistra” isimli proje MEVKA tarafından destekleniyor.

Selçuk Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu projenin iştirakçilerinden… Proje Kilistra’da turizm ve tanıtım anlamında oldukça anlamlı bir ilerleme sağlamış durumda…

Proje çerçevesinde Kilistra için farkındalık oluşturmak ve tanıtmak amacıyla teknik geziler düzenleniyor zaman zaman…

24 Haziran 2012 Pazar günü de, Selçuk Üniversitesi’nin üst yönetimi büyük bir ilgi ve destekle Kilistra’da idiler…

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Tahir Akgemci, Prof. Dr. Mustafa Şahin, Prof. Dr. Musa Özcan, Selçuk Üniversitesi’nin farklı fakültelerinden dekanlar, yüksekokul müdürleri, “doğa yürüyüşü ve kültürel etkinlikler programı”na katıldılar…

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökbel, bu türden projelere özel bir önem veriyor. Pazar günü olmasına rağmen, bu programa katılması Kilistralıları ve proje ekibini oldukça mutlu etti…

Kilistra’nın tarihinde ilk kez bir üniversite yönetimi bu kadar yakın ilgi gösteriyor Kilistra’ya, kırsal kalkınmaya ve elbette eko turizme… Tarihi, kültürel ve doğal değerlerin ekonomiye, evrensel birikime ve kültüre kazandırılmasında üniversitenin rolü tartışılmaz… Bu türden projelerin devamı gelecek gibi görünüyor.

Bu tanıtım gezisine Meram Kaymakamı İrfan Kenanoğlu’nun katılarak çok önemli destek sağladığını belirtmemek olmaz. Sayın Kenanoğlu projeye büyük önem veriyor ve gelişmeleri dikkatle izliyor…

Köy hanımlarının hazırladığı yemekler, “minik bir yarışma” ve ödülleri ile çok güzel bir an yaşanmasına neden oldu…

Üniversite öğrencilerinin verdiği mini konser ise “türkü” ağırlıklı ve çok güzeldi…

***

Program katılımcıların gelmesiyle “Kral Yolu” yürüyüşüyle başladı…

Kaya mezarları ve hikayesi oldukça etkileyici… Bu antik kentin savunma sistemleri ve kalıntıları da öyle…

Ayrıca, Hıristiyanlığın ilk dönemlerinden kalma çok sayıda kilise ve manastır; iki bin yıllık yerleşim alanları…

Mevlana’nın öğrencilerinden birinin kabrinin burada olması…

Ciğer tepe öyküsü ve uçak kaya bölgesi…

Aziz Paulus’un yaşadığı mekanlar…

Mahzenler, su yolları, köprüler…

Ceviz ağaçları ve kiraz ağaçlarının hükmettiği muhteşem bir doğa…

***

Konya’da bu türden projelere yerel yönetimlerin ilgisinin oluşması ve artması gerekiyor.

Kilistra’yı, Sille’yi ve Çatalhöyük’ü gösteren tabelalar kentin her tarafına konulursa önemli bir adım atılmış olur…

Kilistra’nın yol sorununu, il özel idaresi veya “büyükşehir” çözebilir…

Kilistra’da mobil iletişim kuramıyorsunuz. Acilen bu sorun çözülmeli…

Bakanlığın ilgisi Kilistra’ya çekilebilirse, bunun hem Konya’ya hem de Kilistra’ya büyük katkıları olacaktır…

***

Kültür, tarih ve doğaya çok ihtiyacımız var…

Ne kadar çok ilgi gösterirsek, uygarlığın ilerlemesine ve kültürel zenginleşmemize de o kadar çok katkı sağlamış olacağız…

6 Haziran 2012 Çarşamba

'The GPS Roadmap for Making Immigration Work'


Few topics are more provocative than immigration. In this special, I look around the world for insightful immigration policies in Japan, Europe, and Canada – and explore what the United States can learn from each.




America is an immigrant society. What I was struck by, though, was a lot of other countries have learned our tricks and bettered them.



So, did you know, for example, that Canada has more foreign-born nationals than we do? And Australia has more immigrants than we do? Those societies have become, in 10 or 15 years, genuinely pluralistic, diverse immigrant societies. And here's the kicker: They have figured out a way to do immigration right, where they take smart, hardworking, talented people whom their economy needs.



In the Sunday special, we look at these lessons. Also joining me are two thought leaders on immigration politics and policy – New York City Mayor Michael Bloomberg (I-NY), and Kansas Secretary of State Kris Kobach (R-KS).




http://globalpublicsquare.blogs.cnn.com/2012/06/06/the-gps-roadmap-for-making-immigration-work/